Arap yarımadasında, Birleşik Arap Emirlikleri’nin yedi emirliğinden biri olan Dubai, son yıllarda yapılan yatırımlarla bölgenin ticaret merkezi haline gelmiş.
Şehrin yönetimi şeyhin elinde. Uçsuz bucaksız çölde, sahil boyunca kurulmuş bir şehir. Dünya üzerinde yaşayabileceğiniz bir çok deneyimi burada yapay da olsa yapabilmeniz mümkün. Tüm imkanları ne pahasına olursa olsun bu şehre getirmeyi amaçlamışlar. Lüksde sınır yok. Dünyanın en büyük binası, en lüks otelleri, çöl boyunca uzanan gökdelenler, halen yapımı devam eden devasa inşaatlar, denizin üzerine inşa edilen adalar, geniş otobanlar, başka yerde göremeyeceğiniz konforda arabalar, çölün içine gömülmüş paranın kokusunu yayıyor adeta.n ulaşabilirsiniz.
Yapay şehrin en büyük göstergelerinden biri “Burj Khalifa” diye adlandırılan dünyanın en büyük binası ve çevresindeki yaşam merkezleri. Burj Khalifa’nın inşaatı 2009 yılında tamamlanmış. İlk yapıldığında ismi “Burj Dubai” ymiş. Dubai’nin finansal krize girdiğinde Abu Dhabi şeyhi Khalifa’dan aldığı yardımlara nazik bir karşılık olsa gerek, daha sonra ismini Burj Khalifa olarak değiştirmişler. Gökdelenin tepesinden manzarayı seyretmek ücretli. Gökdelenin çevresinde inşa edilmiş devasa gölet gerçekten çölün ortasındaki bu kuraklıkta bu kadar suyu nasıl bir araya getirmişler diye düşündürüyor insanı. Göletin içinde akşam üzeri başlayıp yarım saat aralıklarla gerçekleştirilen su gösterileri de görmeye değer. Bu gösteriyi izlerken insanın aklına bizim Haliç’de bunun çok daha güzelini yapmak mümkün, üstelik bir gölet inşa etmeye de gerek yok diye geliyor. Gökdelenin hemen yanındaki alışveriş merkezi “
Dubai Mall” dünyada sayılı büyüklerden.
Şehir bugünkü haline 1970’lerde gelmeye başladığı için öncesine ait pek esere rastlamak mümkün değil. Tarih adına görebileceğiniz tek eser meşhur “
Dubai Kalesi”. Karşılaştığımda çamurdan yapılmış bu yapıyı kaleye benzetebilmek için bayağı uğraşmıştım. Hatta İstanbul’a gelsinler de buradaki insanlar gerçek kalenin ne olduğunu görsünler diye içimden geçirdim. Herhalde görmemiş olacaklar ki o çamur eve “kale” adlandırmasını yapmaya çekinmemişler.
Şehir genelinde her şeyin en iyisini ve en lüksünü bulmanız mümkün. Vergisiz ticaret imkanıyla Dubai’de çok yoğun bir alışveriş ortamı var. Yalnız fiyatların çok da ucuz olduğunu söyleyemeyiz, makul düzeyde oldugunu söylemek daha doğru olacaktır. Devasa alışveriş merkezleri tüm sehri kuşatıyor. Her türlü imkanı Dubai’ye taşımaya çalışan yetkililer alışveriş merkezlerinde kayak merkezi dahi kurmuş.
Gün boyu iç mekanlarda, klimalar çevresinde yaşayabiliyorsunuz çünkü dışarıda sıcaktan nefes almak dahi çok güç. Güneş battıktan sonra insanlar yavaş yavaş kendilerini dışarı atabiliyorlar. Yerel halkı gündüz görmeniz pek mümkün değil. Ancak akşamları dolaşmaya çıktıklarında rastlayabilirsiniz. Lüks araçlar da haliyle güneş battıktan sonra ortaya çıkıyor. Gün boyunca şehirdeki tüm işleri emirlik dışından, Çin, Hindistan gibi ülkelerden gelen ucuz iş gücü niteliğindeki insanlar yapıyor. Bu işlerin sanırım tamamı da hizmet sektörüne hitap ediyor. Çünkü Dubai’nin kendi üretimi olan bir ürüne rastlanmıyor. Şehirde suç oranı ve işsizlik sıfır. Şehrin yerel ahalisi olan Araplar zaten çok zengin; dışarıdan gelenler de bir işte çalışmadıkları sürece Dubai’ye kabul edilmiyorlar. Yani ortalıkta boş dolaşan insan görmeniz mümkün değil.
Çok ucuz alışverişin adresi olarak “Deira” semti gösteriliyor. Bizim kapalıçarşı, Sirkeci ayarında bir bölge. Her şey pazarlığa tabi. Bölgesel olarak altın, tekstil, elektronik eşyalar için “Souk” adı verilen pazarlara ayrılmış. Sıra sıra dükkanlar var. Altın fiyatları uluslararası piyasalardan bir miktar daha düşük. Bunun sebebi de yine ticaretin vergiden muaf olması.
Dünyanın ilk kondüktörsüz metrosunu da buraya kurmuşlar. Büyük ölçüde yerin üstünde yükseğe inşa edilen özel yolda gidiyor. Şehri boydan boya katediyor.
Dubainin Konumu:
Her yanı yapay düzeneklerle çevrili Dubai’de çöl safarisi gerçekleştirilebilecek yegane özgün etkinlik diyebilirim. Geniş arazi araçlarıyla konvoy halinde çöl tepelerini aşarak bir süre sürat yaptıktan sonra akşam yemeği için önceden hazırlanmış bir bedevi çadırına geçiliyor. Burada Arap mutfağı, eğlenceleri ve geleneksel yaşam tarzını tecrübe ebebilirsiniz. Yemekte sunulan dürüm ekmeği ve soslu tavuk döner çok başarılı.
Dubaiye Nasıl gidilir?
Türk Hava Yolları’nın tarifeli seferleriyle Dubai’ye direk ulaşmak mümkün. Lüks bir seyahat istiyorsanız Emirates den şaşmayın tabii. Vize işlemlerini de uçuş biletinizi aldığınız takdirde THY hallediyor.
Dubaide Nerede kalınır?
Dubai, konsept gereği turizme çok önem verdiği için sınırsız otel ve konaklama seçeneği mevcut. Yalnız deniz ve kuma aynı anda çok yakın olmak isterseniz en pahalı seçenekleri gözden geçirmelisiniz. “Jumeirah Beach” bölgesi sahil şeridine verilen isim. Yeni yapılan palmiye adası da “Palm Jumeirah”. Yalnız buradaki plajlar açık denize değil, iç tarafa bakıyor.
Dubaide Ne yenir?
Yapılacak çöl safarisinde geleneksel arap mutfağını akşam yemeğinde size sunuyorlar. Fakat şehir genelinde nüfus dünya karması şeklinde olduğu için uluslararası her türlü yiyeceği bulmanız mümkün.