Otele Transfer Rezervasyonu

Ülkemizin önemli turistik havalimanlarından, tatil otelinize konforlu ulaşım fırsatları.

Sunday, April 5, 2020

Antalya havalimanı transferi

Antalya Havalimanı Transfer ve Sağladığı avantajlar nelerdir?

2020 yaz tatili yaklaşıyor.Erken rezervasyon otel kampanyaları başladı ve hızla devam ediyor.

Bir çok tatilci, uygun tatil fiyatları’ndan yararlanmak için otellerden yerlerini ayırttılar.

Tatilciler için, popüler tatil yerlerinin başında Antalya geliyor.Antalya otelleri nin sunduğu zengin imkanlar,tatillerini burada geçirmek isteyenler için çok büyük cazibe yaratıyor.

Uçak bileti ve Oteller rezervasyonu nu tamamlayan tatilciler için, geriye tek bir adım kalıyor, o da; antalya havalimanı transferi ni organize etmek.

Hızlı ve rahat bir tatil başlangıcı için, kişiye özel transfer tercihinde bulunabilirsiniz.Sadece siz yada ailenizin olacağı bir transfer aracı ile, otelinize ulaşım sağlayabilirsiniz.

Saturday, April 4, 2020

Ercan Havalimanından Lefkoşaya ulaşım

KKTC’ye geldiniz hava alanında indiniz ve Lefkoşa’ya gideceksiniz. Tam olarak 4 alternatifiniz bulunmaktadır. Bunlar:


1. KIBHAS , hava alanının terminal binasından çıkıp sağ tarafa doğru 200 metre ilerlediğinizde KIBHAS terminaline ulaşacaksınız. Bu bölgeden kalkan otobüslerle 10 TL karşılığında Lefkoşa merkeze gidebilirsiniz.

2. Taksi ile gideceğiniz yere rahat, konforlu ve hızlı bir şekilde gidebilirsiniz. Hava alanında terminal binasından çıkar çıkmaz karşıda taksiciler bulunmaktadır. Kıbrıs’da taksiler genelde mercedes marka olup kalabalık gruplar için limuzin taksi veya vito taksiler bulunmaktadır. Fiyat farkı yoktur. Lefkoşa’ya ortalama ücret 50TL olup binmeden önce taksici ile konuşmanız gerekmektedir.

3. Araba kiralayarak seyahatiniz boyunca rahatça dolaşabilir ve gideceğiniz yere kendiniz gidebilirsiniz. Araç kiralayacaklar Kıbrıs’a gelmeden firma ile anlaşıp hava alanı teslimat seçeneği ile araç kiralaması yaparlar ise  daha mutlu olacaklardır. Aksi takdirde hava alanında bulacakları kiralık araçlar daha kötü olabileceği gibi daha pahalı da olacaktır.

4. Otostop çekmek Kıbrıs’da yargılanmayan bir davranıştır. Çoğu kişi arabasına otostopçuları alır. Hava alanında terminalden çıktıktan sonra sağ taraftan nizamiyeye doğru ilerleyin. Kavşağı geçtikten sonra sağda bekleyin ve otostop çekin. Mutlaka sizi alan olacaktır.

Kıbrıs’a gitmeden transfer vasıtanızı ayarlamanız sizin faydanıza olacaktır.

Friday, April 3, 2020

Milanoda Alışveriş Fırsatları


Alışveriş yapacaksanız tabi ki bu Milano’dan modanın başkentinden bunu yapmalısınız. İlk olarak önerimiz La Rinascente. Aradığınız her marka burada mevcut ve son derece gösterişli.


La Scala Meydanı’na bakan Galleria Vittorio Emanuele son derece güzel bir kapalı çarşı mimariden gözünüzü aldığınızda muhteşem alışverişler gerçekleştirebileceğiniz bir alan.

Sevilen bir cadde olan Via Torino size bir alışveriş cenneti tanımı oluşturabilir. Dünya markaları ve OVS gibi son derece değerli İtalyan markalarını burada bulabilirsiniz. Özellikle alışverişte para önemli diyenler bu caddeye bayılacak denebilir.

Via Torino’daki Billa’ya girdiğiniz anda şarap ve peynir çeşitleri içerisinde kaybolabilir ve muhteşem İtalyan şaraplarının içerisinde kendinizi kaybedebilirsiniz.

Milanoda Görülmesi Gereken Yerler
Milanoda Ne Yenir?

Thursday, April 2, 2020

Milanoda Ne Yenir?

İtalanın en köklü şehirlerinden Milano yada Milan, yeme ve içme konusunda neler sunar.


Cappucino bir İtalyan kahvesi tarzıdır.

Sevilen özelliği muhteşem aroması ve köpüklü kıvamıdır. Bunun yanı sıra sevilen ve son derece güzel bir tat olan

Tiramisu
Tiramisu büyük lezzetlerinden biridir. Tatlı olarak dünya mutfaklarında yerini almıştır.


İtalyan Pizası
Pizza bir İtalyan mutfağı tadıdır. Ve son derece sevilen bir yemektir. Fast food olarak kafalarca canlanan bu ürün aslında tam anlamıyla bir yemektir. Kırmızı şarapla servis edilir.

Lazanya
Lazanya sevilen ve pek çok çeşidi olan yemek türlerinden biridir. İçerisindeki et ve sebze birlikteliği kültürün farklı bir açısıdır.

Makarnalar
Makarnalar bu şehir için önemli. Pek çok türüne rastlayacağınız bu şehirden makarna yemeden hatta almadan dönmemelisiniz.

Dondurma
Çok çeşitli meyve aromalarından yaptıkları dondurmalar dünyaca ünlüdür.

Milanoda Görülmesi Gereken Yerler
Milanoda Alışveriş Fırsatları

Wednesday, April 1, 2020

Milanoda Görülmesi Gereken Yerler


Leonardo da Vinci’nin baş yapıtlarından “Son Akşam Yemeği”


Milan’da Santa Maria della Grazie Kilisesi’nde bulunan bu eser Unesco tarafından miras olarak görülüp koruma altına alınmıştır. Bir Hz. İsa resmi olan bu resmi görmek isteyenler Milano’ya gittiklerinde pazartesileri umutlarını kesmeli ve anında müzede bilet bulabileceklerini düşünmemelidirler. Öncelikli olarak rezervasyon yaptırıp girebilecekleri müzede görecekleriniz sizi kendine hayran bırakacak. Ve Leonardo ustalığının kanıtı olacaktır.

Duomo di Milano Katedrali
Bu eser gotik tarz mimari sevenler için ilham kaynağı olabilecek bir tarihi barındırmakta ve mimarisindeki özenli işçilik her açıdan kendini göstermektedir. Milano’nun en dikkat çekici alanlarından biri olan bu Katedral oldukça fazla turistin ilgisini cezbetmektedir. Birçok kule ve heykellerden oluşan bu yapı keskin hatlara sahip olmanın yanı sıra görkemi ile de oldukça dikkat çekiyor.

Castello Sforzesco Müzesi
İhtişamlı bir şato olmanın yanı sıra Müze olarak da görev yapan bu yapıt bir 15. Yüzyıl eseridir. Oldukça fazla sanat koleksiyonuna hizmet eden bu müzede son derece saygın kişilerin eserlerini bulabilirsiniz. Özellikle Michelangelo’nun bilinen ve değerli eserlerinden olan ancak yarım kalan “Rondanini Pietàsı” bu sergide yerini almıştır. Ayrıca şatonun mimarisinin güzelliği ve kendinizi 15. Yüzyıl içinde bulacağınız kesin. Tarih kokusu eserler ve bu şato ile bir araya geldiğinde keşke o dönemde yaşasaydım dedirtecek kadar güzel bir hal almaktadır.

Galleria Vittorio Emanuele II
Dünyadaki en eski alışveriş merkezi olan bu alan hala kullanımda ve bir nevi kapalı çarpı denebilecek niteliktedir. İçerisindeki görkemli mimari camın ve taşın muhteşem buluşması kendini göstermektedir. Hala alışveriş için ideal olan bu alan son derece güzel markalara hizmet ederken aynı zamanda güzel bir tarihin nasıl korunduğunu ve hala nasıl yaşadığını göstermektedir.


La Scala
Dünyanın en büyük tiyatrosu olmasının yanı sıra birçok işlemde kullanılan bu eser yine mimarinin en özel hallerinden biridir. Pürüzsüz ve sade yapısı ile gece de ışıklandırması ile güzelliğini koruyan bu eser son derece sevilen bir yapıdadır. Tiyatro olmanın yanı sıra opera ve müze olarak da iş görmektedir. 1778 yılında meydana gelen bu eser son derece nezih bir yapıya ve tiyatro kurallarına saygılıdır. Eğer bir gösteri varsa biletinizi aldıysanız ve aynı zamanda geç kaldıysanız sizin bu gösteriyi izleme şansınız ancak bir sonraki gösterime zamanında gelmektir. İçerisinin varaklarla süslendiğini ve güzel görünümünün kırmızı koltuklar aynı zamanda güzel ışıklandırmalarla göz alıcı bir halde olduğunu görmeniz gerekli. Operada ki balkonlar ve seyirci koltuklarının dahi estetiği son derece çarpıcı.


Pisa Kulesi
Mimarinin en gelişmiş ve en enteresan örneklerinden biri olan muhteşemlik ve kusursuzluktan ödün veren bir yapı olarak bilinen Pisa kulesi o eğikliğinin yanı sıra görselliği ile de akılları başlardan alıyor. 1173 yılında yapımı başlayan ve ancak 1372 yılında tamamlanan bu eser yapıldığı sürecin hakkını verir şekildedir ve hala kendinden bir şey kaybetmeden bu günlere gelmiş durumda. Bu yapının sık sık durmasının ve yeniden inşa edilmesinin nedeni dönemin savaşları ve mimarinin bazen çözüm arayışlarına gitmek istemesidir. Kule bir çan kulesi olarak dikkat çeker ve mimarisinin kişilerde canlandırdığı o hareketlenme görmeye değerdir. Kilise tarafından yapımına karar verilen 3 büyük eserden biri olan bu çan kulesi Miracoli meydanında bulunan en görkemli yapıtlardan biri olmuştur. Ve yan duruşu herkesin nasıl yıkılmadı sorusunu sormasına neden olmaktadır.


Como Gölü
Doğası ve yine mimari alandaki görsel doyuruculuğu ile ünlü olan bir alandır. Aynı zamanda balık açısından da zengin bir göldür. Ve şaşırtıcı bir şekilde bu göl kenarından dünyaca bilinen mesela Madonna gibi ünlüler evler almışlardır. Muhteşem mimarinin kıskandıracak villalar ile buluşmasını göreceğiniz bu gölün çevresinde tur atarken son derece eğlenecek ve doğalı korurken insanların nasıl uyumla yaşadığını göreceksiniz.

Milanoda Alışveriş Fırsatları
Milanoda Ne Yenir?

Tuesday, March 31, 2020

Modern Vaha Dubai


Arap yarımadasında, Birleşik Arap Emirlikleri’nin yedi emirliğinden biri olan Dubai, son yıllarda yapılan yatırımlarla bölgenin ticaret merkezi haline gelmiş.

Şehrin yönetimi şeyhin elinde.  Uçsuz bucaksız çölde, sahil boyunca kurulmuş bir şehir. Dünya üzerinde yaşayabileceğiniz bir çok deneyimi burada yapay da olsa yapabilmeniz mümkün. Tüm imkanları ne pahasına olursa olsun bu şehre getirmeyi amaçlamışlar. Lüksde sınır yok. Dünyanın en büyük binası, en lüks otelleri, çöl boyunca uzanan gökdelenler, halen yapımı devam eden devasa inşaatlar, denizin üzerine inşa edilen adalar, geniş otobanlar, başka yerde göremeyeceğiniz konforda arabalar, çölün içine gömülmüş paranın kokusunu yayıyor adeta.n ulaşabilirsiniz.


Yapay şehrin en büyük göstergelerinden biri “Burj Khalifa” diye adlandırılan dünyanın en büyük binası ve çevresindeki yaşam merkezleri. Burj Khalifa’nın inşaatı 2009 yılında tamamlanmış. İlk yapıldığında ismi “Burj Dubai” ymiş. Dubai’nin finansal krize girdiğinde Abu Dhabi şeyhi Khalifa’dan aldığı yardımlara nazik bir karşılık olsa gerek, daha sonra ismini Burj Khalifa olarak değiştirmişler. Gökdelenin tepesinden manzarayı seyretmek ücretli. Gökdelenin çevresinde inşa edilmiş devasa gölet gerçekten çölün ortasındaki bu kuraklıkta bu kadar suyu nasıl bir araya getirmişler diye düşündürüyor insanı. Göletin içinde akşam üzeri başlayıp yarım saat aralıklarla gerçekleştirilen su gösterileri de görmeye değer. Bu gösteriyi izlerken insanın aklına bizim Haliç’de bunun çok daha güzelini yapmak mümkün, üstelik bir gölet inşa etmeye de gerek yok diye geliyor. Gökdelenin hemen yanındaki alışveriş merkezi “Dubai Mall” dünyada sayılı büyüklerden.


Şehir bugünkü haline 1970’lerde gelmeye başladığı için öncesine ait pek esere rastlamak mümkün değil. Tarih adına görebileceğiniz tek eser meşhur “Dubai Kalesi”. Karşılaştığımda çamurdan yapılmış bu yapıyı kaleye benzetebilmek için bayağı uğraşmıştım. Hatta İstanbul’a gelsinler de buradaki insanlar gerçek kalenin ne olduğunu görsünler diye içimden geçirdim. Herhalde görmemiş olacaklar ki o çamur eve “kale” adlandırmasını yapmaya çekinmemişler.

Şehir genelinde her şeyin en iyisini ve en lüksünü bulmanız mümkün. Vergisiz ticaret imkanıyla Dubai’de çok yoğun bir alışveriş ortamı var. Yalnız fiyatların çok da ucuz olduğunu söyleyemeyiz, makul düzeyde oldugunu söylemek daha doğru olacaktır. Devasa alışveriş merkezleri tüm sehri kuşatıyor. Her türlü imkanı Dubai’ye taşımaya çalışan yetkililer alışveriş merkezlerinde kayak merkezi dahi kurmuş.

Gün boyu iç mekanlarda, klimalar çevresinde yaşayabiliyorsunuz çünkü dışarıda sıcaktan nefes almak dahi çok güç. Güneş battıktan sonra insanlar yavaş yavaş kendilerini dışarı atabiliyorlar. Yerel halkı gündüz görmeniz pek mümkün değil. Ancak akşamları dolaşmaya çıktıklarında rastlayabilirsiniz. Lüks araçlar da haliyle güneş battıktan sonra ortaya çıkıyor. Gün boyunca şehirdeki tüm işleri emirlik dışından, Çin, Hindistan gibi ülkelerden gelen ucuz iş gücü niteliğindeki insanlar yapıyor. Bu işlerin sanırım tamamı da hizmet sektörüne hitap ediyor. Çünkü Dubai’nin kendi üretimi olan bir ürüne rastlanmıyor. Şehirde suç oranı ve işsizlik sıfır. Şehrin yerel ahalisi olan Araplar zaten çok zengin; dışarıdan gelenler de bir işte çalışmadıkları sürece Dubai’ye kabul edilmiyorlar. Yani ortalıkta boş dolaşan insan görmeniz mümkün değil.

Çok ucuz alışverişin adresi olarak “Deira” semti gösteriliyor. Bizim kapalıçarşı, Sirkeci ayarında bir bölge. Her şey pazarlığa tabi. Bölgesel olarak altın, tekstil, elektronik eşyalar için “Souk” adı verilen pazarlara ayrılmış. Sıra sıra dükkanlar var. Altın fiyatları uluslararası piyasalardan bir miktar daha düşük. Bunun sebebi de yine ticaretin vergiden muaf olması.

Dünyanın ilk kondüktörsüz metrosunu da buraya kurmuşlar. Büyük ölçüde yerin üstünde yükseğe inşa edilen özel yolda gidiyor. Şehri boydan boya katediyor.

Dubainin Konumu:

Her yanı yapay düzeneklerle çevrili Dubai’de çöl safarisi gerçekleştirilebilecek yegane özgün etkinlik diyebilirim. Geniş arazi araçlarıyla konvoy halinde çöl tepelerini aşarak bir süre sürat yaptıktan sonra akşam yemeği için önceden hazırlanmış bir bedevi çadırına geçiliyor. Burada Arap mutfağı, eğlenceleri ve geleneksel yaşam tarzını tecrübe ebebilirsiniz. Yemekte sunulan dürüm ekmeği ve soslu tavuk döner çok başarılı.

Dubaiye Nasıl gidilir?

Türk Hava Yolları’nın tarifeli seferleriyle Dubai’ye direk ulaşmak mümkün.  Lüks bir seyahat istiyorsanız Emirates den şaşmayın tabii.  Vize işlemlerini de uçuş biletinizi aldığınız takdirde THY hallediyor.

Dubaide Nerede kalınır?

Dubai, konsept gereği turizme çok önem verdiği için sınırsız otel ve konaklama seçeneği mevcut.  Yalnız deniz ve kuma aynı anda çok yakın olmak isterseniz en pahalı seçenekleri gözden geçirmelisiniz.  “Jumeirah Beach” bölgesi sahil şeridine verilen isim.  Yeni yapılan palmiye adası da “Palm Jumeirah”.  Yalnız buradaki plajlar açık denize değil, iç tarafa bakıyor.

Dubaide Ne yenir?

Yapılacak çöl safarisinde geleneksel arap mutfağını akşam yemeğinde size sunuyorlar.  Fakat şehir genelinde nüfus dünya karması şeklinde olduğu için uluslararası her türlü yiyeceği bulmanız mümkün.

Sunday, March 29, 2020

Türkiyenin En Güzel Termal Durakları

Kendinizi tatil için yaza saklamayın. Kışın en güzel yanı termal otellere gidip muhteşem bir kış tatili yapmaktır. Yorulan bedeninizi kendine getirecek en iyi çözüm birkaç günlük bir kaplıca-termal oteli tatilidir.

Sıcak ve şifalı sularla yeniden canlanan vücudunuzla birlikte ruhunuz da yenilenecektir. Kendinizi yenilemek, hayata daha rahat bir pencereden bakmak için termal kaplıcalardan daha iyi bir tatil seçeneği bulamazsınız.

Kış aylarında yapacağınız küçük bir tatil kaçamağı ile hem dinlenmek hem de şifalı sularla adeta yeniden doğmak elinizde. Termal otellerle birlikte hayatın yorgunluğunu, rekabeti, günün kargaşasını, dertleri vücudunuzdan ve zihninizden atıp huzurun kollarına bırakırsınız kendinizi.

Kaplıca termal oteller dinlenme için olduğu kadar sağlık için de tercih edilirler. Yer altı kaynakları bakımından oldukça zengin olan ülkemizde özellikle şifalı sular kaplıcalar bolca bulunur. Romatizmal ağrılardan fizik tedavi ihtiyaçlarına ve daha fazlasına çözümler sunan bu şifalı sular ile kısa sürede hastalıklarınızdan kurtulur, hayata yeniden daha sağlıklı olarak başlayabilirsiniz. Eğer ikinci baharınızı yaşamak istiyorsanız kaplıca bölgelerine kurulan termal oteller tam aradığınız yer.



Termal otellerde özel kaplıcaların yanında özel sağlık kürleri, çamur banyoları, hamamlar, saunalar ve masaj salonları da bulunur. Bunlarla birlikte fizik tedavi, diyetisyen, rehabilitasyon gibi diğer sağlık hizmetleriyle termal oteller adeta doğal sağlık kompleksleridirler. Özel uzmanlar eşliğinde uygulanan tedavilerle hem dinlenir hem de dinç, gençleşmiş ve ışıl ışıl bir vücuda kavuşursunuz.



Son yıllarda dünyanın dört bir tarafında popülerlik kazanan termal oteller konusunda ülkemiz en ön sıralarda geliyor. Her yıl yerli ve yabancı on binlerce turist buralara akın etmektedir.

Termal kaplıca otellerinin en meşhurları ise özellikle Afyon, Ankara, Bursa, Bolu ve Pamukkale’de yer alır. Aslında 40’a yakın şehrimizde termal kaplıca oteller ile şifa bulmak ve dinlenmek mümkün ancak bu bölgelerimiz uzun yıllardır turistlerin en uğrak yerleri. Mesela Güral Wellness Convention Hotel, Oruçoğlu Termal Hotel, Sandıklı Park Hotel, Afyon’un en önde gelen ve yerli-yabancı turist akınına uğrayan termal kaplıca otellerinden. Bursa’nın meşhur termal kaplıca otelleri Gönlüferah Hotel ve Kervansaray Hotel’de dinlenirken şifalı sularla sağlık depolayabileceğiniz önemli merkezler. Siz de yorgunluğunuzu atmak için kısa bir tatile ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız kaplıca termal otelleri mutlaka deneyin. hem dinlenir hem de şifalı sularla yenilenirsiniz.